Çocuk Pınarı niçin kuruldu

Çocukpınarı'nın pek kıymetli okuyucuları!

Hepimizin bildiği gibi, tabiat icabı olarak devam etmekte olan bir hakikat vardır; bugünün küçükleri yarının büyükleri olacaklardır. Bize, bizden evvelki büyüklerimiz neleri verdi ise, biz de çocuklarımıza onları verebilmeliyiz.

Çünki, babalarımız-dedelerimiz, taa Peygamber efendimizden(sallallahü aleyhi vesellem) beri evlatlarını çok iyi yetiştirmeyi, din ve dünyasını birlikte vermeyi, nesillerini müslüman evladı olarak yetiştirmeyi, insanların dünyada rahat ve huzur içinde yaşamaları, ahirette de sonsuz saadete kavuşmaları için uğraşmayı-çalışmayı kendilerine düstur edinip, ana hedefleri haline getirmişlerdir.

Eğer bizden evvelki atalarımız "banane" deselerdi, bizim dünya ve ahiret seadetimiz için uğraşmasalardı, hak din olan İslamı bize kadar ulaştırmasalardı, biz bugün müslüman evladı olamazdık, doğruyu bulmayı da bilemezdik. O halde bu bayrak elden ele gidecektir; gitmelidir, yere düşürülmemelidir. Bizden evvelkilerin bizlere teslim ettikleri emaneti, biz de (çocuklarımızın ebedi seadeti için, bozulmadan, zemzeme pislik bulaştırmadan, tertemiz bir şekilde) evlatlarımıza teslim etmeliyiz.

İşte bunun için, ehl-i sünnet itikadını, islamiyeti asr-ı seadetteki saf hali ile anlatmağa çalışarak hizmet eden HUZURPINARI, şimdi de çocuklarımızın iyi yetişmeleri için, dünyada rahat ve huzur içinde yaşamaları, ahirette de sonsuz saadete kavuşmaları için, anne-babalara yardımcı olmak gayesi ile ÇOCUKPINARI ile hizmet vermeye başlamıştır.

ÇOCUKPINARI; Rabbimizin karşılıksız ihsan etdiği, iman nimetine şükr edebilmek için kurulmuşdur.

Bir insan yanında çok kıymetli bir cevher taşısa, onu kaybetmemek için bir an unutmaz. Her mümin kalbinde öyle bir cevher taşımaktadır ki, o cevhere sahip olan neye sahip değildir, o cevhere sahip olmayanda neye maliktir... İşte bu cevher imandır. Rabbimiz bu cevheri bize karşılıksız ihsan etmiştir; biz de bunun için şükretmeliyiz.

Peki iman nimetine nasıl şükredilir..! Kötüler, kendi gibilerin artmasını ister, iyiler de kendi gibi olanların artmasını ister. Nasıl ki meyhaneye, kumarhaneye gidenler, herkesin buralara gitmesini isterse, camiye giden de herkesin camiye gitmesini ister... İman cevherine sahip olanlar, elbette herkesin bu cevhere sahip olmasını, Allahü tealayı ve Peygamberini tanımalarını ister. iman nimetine şükretmek işte budur: Yani bu cevherden haberi olmayanları haberdar etmektir. Bunun için de eğitim çocukluktan başlar.

Çocuklarımızın dünyada ve ahirette cezalandırılmalarına dayanamayız elbet. Çocuklarımızın ve herkesin dünyada rahat ve huzur içinde yaşamaları, ahirette de sonsuz saadete kavuşmaları için uğraşmalıyız: İman nimetine şükür böyle olur.

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye kitabında buyuruluyorki; Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyuruyor ki, "Hepiniz bir sürünün çobanı gibisiniz. Çoban sürüsünü koruduğu gibi, siz de evlerinizde ve emrleriniz altında olanları Cehennemden korumalısınız! Onlara müslimanlığı öğretmelisiniz! Öğretmez iseniz mes’ûl olacaksınız". Bir kerre de buyurdu ki, "Çok müsliman evladı, babaları yüzünden Veyl ismindeki Cehenneme gideceklerdir. Çünki, bunların babaları, yalnız para kazanmak ve keyf sürmek hırsına düşüp ve yalnız dünya işleri arkasında koşup, evladlarına müslimanlığı ve Kur’an-ı kerimi öğretmediler. Ben böyle babalardan uzağım. Onlar da, benden uzakdır. Çocuklarına dinlerini öğretmiyenler, Cehenneme gideceklerdir". Bu hadisi şeriflerden anlaşılabileceği gibi, çocuklarımız bize emanettir; emaneti çok iyi korumalıyız. Hem dünya hem ahiret sıkıntılarından korumalıyız. Bir ağaç ya meyve verecektir, ya da ateşe odun olacaktır: Biz meyve mi yetiştiriyoruz, ateşe odun mu yetiştiriyoruz, buna çok iyi dikkat etmeliyiz.

Bir büyük zat oğluna nasihatında diyor ki: "Evvela, her şeyden önce, Ehl-i sünnet itikadı üzere ol. Her şeyden çok Peygamber efendimizi sev. Peygamber efendimizi kendinden, anandan, babandan ve kardeşlerinden daha çok sevmezsen hakiki müsliman olamazsın."

(Çocukpınarı), -canımız, ruhumuz, herşeyimiz, kainatın Onun hatırına yaratıldığı- Sevgili Peygamberimizi, "sallallahü aleyhi ve sellem" efendimizi anlatmak ve sevdirmek için vardır, bunun için hizmet verecektir.

Hadis-i şerifde, (Kişi, sevdiği ile beraberdir) buyuruluyor. Allahü tealanın sevdiklerini sevmek, sevmediklerini sevmemek imanın alameti ve temelidir. Büyükler buyuruyor ki, (İnsan, seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmeli...). Kim sevilir-kim sevilmez; bunu çok iyi öğrenmek lazım. ÇOCUKPINARI bunu evlatlarımıza anlatabilmek için hizmet verecektir.

Velhasıl; Ehl-i sünnet alimlerini, büyükleri anlatmak, sevmek, sevdirmek şiarımızdır. Gayretimiz bunun içindir ve bu hizmetin devamı için de, kıymetli dualarınıza ihtiyacımız vardır. Zira, gıyaben yapılan dua, daha makbûldür.

Allaha emanet olun efendim.
Ali Zeki Osmanağaoğlu
(Çocuk Pınarı, "Huzurpınarı"nın bir hizmetidir.)
27 Muharrem 1428
15 Şubat 2007